ABD, İHA’lara karşı lazer silahlarını operasyonlarda kullanmaya başladı
ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’nda insansız hava araçları ve diğer hava tehditlerine karşı lazer sistemlerini kullanmaya başladı. Bazı sistemler, operatörler tarafından modifiye edilmiş Xbox tipi oyun kontrolcüleriyle yönetiliyor. Ayrıca LOCUST X3 lazerlerinin üretimi için yaklaşık 500 milyon dolarlık sözleşme imzalandı.

ABD ordusu, yönlendirilmiş enerji silahlarını veya bilindik adıyla lazer silahlarını laboratuvar ve test ortamlarından çıkararak gerçek operasyon koşullarında kullanmaya başladı. Hürmüz Boğazı’nda konuşlandırılan lazer sistemleri, özellikle insansız hava araçları ve diğer hava tehditlerine karşı kullanılıyor.
Bu gelişmeyle birlikte ABD Kara Kuvvetleri de yeni nesil yüksek enerjili lazer silahlarının üretime geçirilmesi için AeroVironment ile yaklaşık 500 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında ABD Ordusunun envanterine 20 kW ile 35 kW+ güçte LOCUST X3 modüler lazer silahlarının girmesi bekleniyor. LOCUST’un yanı sıra Lockheed Martin’in HELIOS lazer sistemi de ABD Donanması tarafından kullanılıyor.
Xbox kontrolcüsü kullanılıyor Sistemlerin dikkat çeken özelliklerinden biri de bazı operatörlerin modifiye edilmiş Xbox tipi oyun kontrolcüleri kullanması. Bu tercih ilk bakışta sıra dışı görünse de temelinde pratik bir yaklaşım bulunuyor. Modern oyun kontrolcüleri hassas hareket kontrolü, hızlı komut girişi ve hedefleme gibi işlemler için tasarlanıyor.
Ayrıca askeri personelin önemli bir bölümü bu cihazların temel kullanım düzenine aşina. Bu nedenle tamamen yeni bir kontrol arayüzü geliştirmek yerine kullanıcıların kolay adapte olabileceği mevcut bir tasarımın uyarlanması tercih edilmiş durumda. Yüksek enerjili lazer hedefi nasıl etkisiz hale getiriyor? Yüksek enerjili lazerler, geleneksel füzelerden veya toplardan farklı bir çalışma prensibine sahip.
Sistem önce elektrik enerjisini kullanarak yüksek yoğunlukta bir lazer ışını oluşturuyor. Sensörler hedefi tespit edip takip ettikten sonra ışın, hedefin belirli bir noktasına yönlendiriliyor. Ardından lazer, “dwell time” olarak adlandırılan süre boyunca aynı noktaya odaklanıyor. Füze gibi patlayıcı bir savaş başlığı taşımak yerine enerjisini doğrudan hedefin yüzeyine aktarıyor.
Oluşan yüksek sıcaklık sensörlere, elektronik sistemlere, yapısal parçalara veya diğer kritik bileşenlere zarar verebiliyor. Bu çalışma yöntemi, lazerleri özellikle insansız hava araçlarına karşı kullanışlı hale getiriyor. Bir hava aracını tamamen parçalamak yerine sensörlerini veya uçuş açısından kritik bileşenlerini devre dışı bırakmak hedefin etkisiz hale gelmesi için yeterli olabiliyor.
Elektrik üretimi, hedef takip sistemleri, ışın kontrol teknolojileri ve daha kompakt yüksek enerjili lazerlerdeki gelişmeler, bu silahların sahada kullanılmasını kolaylaştırıyor. ABD'nin bir yandan sistemleri operasyonel ortamlarda kullanması, diğer yandan üretim için büyük ölçekli sözleşmeler imzalaması da teknolojinin geliştirme aşamasından savaş alanında kullanılabilecek sistemlere doğru ilerlediğini gösteriyor.
Bununla birlikte lazerlerin sahaya çıkması, füze tabanlı hava savunmasının sona ereceği anlamına gelmiyor. Bunun yerine füzeler, toplar, elektronik harp sistemleri ve yönlendirilmiş enerji silahlarının aynı savunma mimarisi içinde birlikte kullanılması bekleniyor. Zira lazer sistemleri, sadece elektrik kullandıkları için son derece ucuz ve sürdürülebilir sistemler.
LOCUST X3 örneğinde ateş başında maliyet yaklaşık 3 dolar. Bu da yüzlerce düşman insansız hava aracının etkisiz hale getirilmesi gereken durumlarda maliyetleri ciddi ölçüde düşürüyor. Zira modern savaş doktrinlerinde en güçlü silahlardan ziyade sürdürülebilirlik ve ölçeklenebilirlik çok daha büyük önem taşıyor.
Kaynak: DonanımHaber


