Bozuk USB Bellekten Dosya Kurtarmadan Önce Ne Yapılmalı?
Özet haber: USB belleği bilgisayara taktığınızda “Sürücüyü kullanmadan önce biçimlendirmeniz gerekiyor”, “Dosya veya dizin bozuk ve okunamıyor” gibi bir hata görmek paniğe neden olabilir. Daha kötüsü, Windows’un belleği hiç açmaması, kapasiteyi yanlış göstermesi veya USB’nin sürekli bağlantısını kesip yeniden kurması da mümkün.

USB belleği bilgisayara taktığınızda “Sürücüyü kullanmadan önce biçimlendirmeniz gerekiyor”, “Dosya veya dizin bozuk ve okunamıyor” gibi bir hata görmek paniğe neden olabilir. Daha kötüsü, Windows’un belleği hiç açmaması, kapasiteyi yanlış göstermesi veya USB’nin sürekli bağlantısını kesip yeniden kurması da mümkün.
Bu noktada yapılacak ilk işlemler dosyaların kurtarılma ihtimalini doğrudan etkiliyor. Özellikle biçimlendirme, CHKDSK çalıştırma veya belleğin üzerine yeni veri yazma gibi iyi niyetli müdahaleler kurtarma sürecini zorlaştırabilir. Dosyalar önemliyse amaç önce USB belleği “düzeltmek” değil, içerisindeki veriyi mümkün olduğunca değiştirmeden güvence altına almak olmalı.
Windows bozuk dosya sistemi algıladığında kullanıcıya sürücüyü biçimlendirmeyi önerebilir. Bu uyarı USB belleğin fiziksel olarak tamamen öldüğü anlamına gelmiyor, sistem yalnızca mevcut dosya sistemini düzgün okuyamıyor olabilir.
Biçimlendirme yapılırsa özellikle hızlı format sırasında bütün NAND hücreleri anında silinmese bile dosya sistemi yapıları yeniden oluşturuluyor. Böylece eski dosyaların nerede bulunduğunu gösteren metadata üzerine yeni bilgiler yazılabiliyor.
Veri kurtarma yazılımları ham depolama alanını tarayarak bazı dosyaları yine bulabilir ancak klasör yapısı, dosya isimleri veya parçalanmış dosyaların doğru biçimde birleştirilmesi daha zor hale gelebilir.
USB bellekte önemli veri bulunuyorsa “Biçimlendir” düğmesine basmadan önce kurtarma işlemi yapılmalı.
İnternette bozuk USB bellek için sık verilen komutlardan biri chkdsk X: /f. CHKDSK dosya sistemi hatalarını bulup düzeltmeye çalıştığı için normal kullanımda faydalı bir araç.
Sorun veri kurtarma olduğunda ise durum farklı. /f parametresi yalnızca hata aramıyor, bulduğu dosya sistemi yapılarını değiştirmeye de çalışıyor. Bozulmuş kayıtları silebilir, zincirleri yeniden oluşturabilir veya kayıp parçaları farklı biçimde işleyebilir.
Dosya sistemi hatasının basit olduğu bazı durumlarda USB belleği yeniden erişilebilir hale getirebilir ancak kurtarılmak istenen kritik dosyalar varsa ilk müdahale olarak kullanmak riskli. Öncelikle belleğin imajını almak ve kurtarma işlemlerini kopya üzerinde yapmak daha güvenli. CHKDSK gibi onarım araçları veri güvence altına alındıktan sonra sürücüyü tekrar kullanılabilir hale getirmek için değerlendirilebilir.
Silinen veya erişilemeyen bir dosyanın verisi fiziksel depolamada hâlâ bulunuyor olabilir. Dosya sistemi yalnızca o alanı boş veya yeniden kullanılabilir olarak işaretlemiş olabilir. USB belleğe yeni dosya kopyalandığında bu alanların üzerine veri yazılabilir. Böyle bir durumda daha önce kurtarılabilecek dosyanın bazı bölümleri kalıcı olarak kaybolabilir.
Aynı nedenle kurtarma programının kendisi de sorunlu USB belleğe kurulmamış veya çıktı dosyalarını buraya kaydetmemeli. Kurtarılan dosyalar bilgisayarın dahili SSD’sine, başka bir USB belleğe veya harici diske yazılmalı. Temel kural basit: Kurtarma tamamlanana kadar sorunlu belleği mümkün olduğunca yalnızca okunacak bir kaynak olarak kullanın.
USB bilgisayarda normal kapasitesiyle görünüyor ancak açıldığında hata veriyorsa dosya sistemi bozulmuş olabilir. Örneğin 64 GB bellek Windows Disk Yönetimi’nde yaklaşık doğru kapasiteyle görünmesine rağmen RAW dosya sistemi olarak algılanabilir.
Bellek 0 bayt kapasite gösteriyorsa, sürekli bağlantıyı kesiyorsa veya her taktığınızda farklı davranıyorsa donanım tarafındaki arıza ihtimali yükseliyor. USB kontrolcüsü, NAND flash belleği veya cihaz üzerindeki lehim bağlantıları problemli olabilir.
USB portunda hiçbir tepki oluşmaması da doğrudan NAND’ın öldüğü anlamına gelmiyor. Konnektör kırılmış, PCB üzerindeki bağlantı zarar görmüş veya kontrolcü arızalanmış olabilir. Bu ayrım önemli çünkü fiziksel arızalı belleği yazılımla saatlerce taramak yalnızca zaman kaybettirmekle kalmayıp arızanın ilerlemesine de neden olabilir.
Windows Dosya Gezgini’nde USB belleğin görünmemesi, bilgisayarın onu hiç algılamadığı anlamına gelmiyor. Disk Yönetimi açılarak cihazın fiziksel disk olarak görülüp görülmediği kontrol edilebilir.
Bellek doğru kapasitede görünüyor ancak bölüm RAW durumundaysa veya sürücü harfi yoksa kurtarma ihtimali genellikle daha iyi. Böyle bir durumda doğrudan format veya yeni bölüm oluşturmak yerine veri kurtarma yazılımıyla mevcut yapının taranması mümkün.
Bölüm “ayrılmamış alan” olarak görünüyorsa da hemen yeni bölüm oluşturulmamalı. Bölüm tablosu zarar görmüş olabilir ve gerçek dosyalar hâlâ bellekte bulunabilir. Disk Yönetimi cihazı hiç görmüyor veya sürekli kaybediyorsa USB portu, farklı bilgisayar ve fiziksel cihaz davranışı ayrıca kontrol edilmeli.
Önemli veriler söz konusu olduğunda en güvenli yöntem sorunlu USB bellek üzerinde sürekli tarama yapmak yerine önce sektör sektör bir kopyasını oluşturmak. Bu işlem sonucunda USB belleğin içeriğini temsil eden bir disk image dosyası elde ediliyor.
Böylece asıl belleğe yalnızca mümkün olduğunca kontrollü bir okuma işlemi uygulanıyor. Daha sonra farklı kurtarma programları aynı imaj üzerinde denenebiliyor ve belleğin fiziksel olarak tamamen arızalanması halinde elde en azından son okunabilir kopya kalıyor.
Linux tarafında GNU ddrescue gibi araçlar özellikle hatalı sektörleri bulunan depolama aygıtlarında kullanılabiliyor. Program sağlam alanları önce okuyup problemli bölgelere daha sonra dönerek ölmekte olan diski gereksiz yere zorlamamaya çalışıyor.
Normal çalışan ancak dosya sistemi bozuk USB bellekte doğrudan kurtarma yazılımı kullanmak da mümkün. Cihaz bağlantı koparmaya veya okuma hataları vermeye başladıysa imaj almak çok daha önemli hale geliyor.
USB bellek bir taktığınızda çalışıp diğerinde kayboluyorsa tekrar tekrar bağlantı kurmayı denemek cazip gelebilir. Ancak fiziksel arıza varsa her açılış döngüsü kontrolcü ve NAND üzerinde yeni yük oluşturuyor. Özellikle cihaz kısa süre çalışıp ısındıktan sonra kayboluyorsa donanımsal problem ihtimali artıyor. Böyle bir belleğin saatler boyunca sürekli takılı bırakılması da doğru olmayabilir.
Bir kez başka USB portu ve mümkünse başka bilgisayarda denenmesi teşhis açısından faydalı. USB hub yerine doğrudan anakart üzerindeki porta bağlamak da bağlantı problemlerini elemek için kullanılabilir. Ancak cihazın davranışı açık biçimde kararsızsa “bir kez daha deneyelim” döngüsüne girmek yerine okunabildiği ilk fırsatta imaj almak daha mantıklı.
USB bellek işletim sistemi tarafından fiziksel disk olarak algılanıyorsa yazılımsal veri kurtarma araçlarının başarı şansı bulunuyor. Silinmiş dosyalar, bozulmuş bölüm tablosu veya RAW hale gelmiş dosya sistemi bu kategoriye girebilir.
Kurtarma programları önce mevcut dosya sistemi kayıtlarını analiz edebilir, ardından gerekirse tüm depolama alanını dosya imzalarına göre tarayabilir. JPEG, PDF, DOCX veya video gibi formatlar dosyanın kendine özgü yapısından tanınabilir.
Ancak ham taramanın önemli bir dezavantajı var. Dosyanın içeriği bulunabilirken orijinal dosya adı, klasör yapısı veya oluşturulma tarihi kaybolabilir. Parçalanmış dosyalarda da yalnızca imza bulmak yeterli olmayabilir. Dosyanın farklı bölgelerdeki parçalarının doğru sırayla birleştirilmesi gerektiği için sonuç hasarlı çıkabilir.
İşletim sistemi belleği fiziksel cihaz olarak göremiyorsa sıradan veri kurtarma yazılımlarının tarayabileceği bir depolama alanı bulunmuyor. Programın NAND çipine doğrudan erişme yeteneği yok. Bu durumda sorun USB konnektöründe, kontrolcüde, PCB üzerinde veya NAND flash belleğin kendisinde olabilir. Özellikle fiziksel olarak kırılmış veya sıvı teması yaşamış USB belleklerde profesyonel müdahale gerekebilir.
Veri kurtarma laboratuvarlarında bazı arızalarda kontrolcü onarılabilir veya NAND çipleri doğrudan okunabilir. Chip-off gibi yöntemlerde NAND sökülerek özel donanımla okunuyor ancak verinin kontrolcü tarafından nasıl dağıtıldığı ve hata düzeltme mekanizmaları nedeniyle süreç yalnızca çipi okuyup dosyaları almak kadar basit değil. Bu tür işlemler ev ortamında denenmemeli. Lehim hatası veya yanlış voltaj NAND üzerindeki kurtarılabilir veriyi tamamen kaybettirebilir.
USB konnektörü eğilmiş veya kart kırılmışsa cihazın elle düzeltilip zorla porta takılması daha büyük hasara neden olabilir. Konnektör üzerindeki güç ve veri hatlarının yanlış temas etmesi PCB’ye zarar verebilir. Özellikle PCB çatladıysa NAND çipi sağlam olsa bile yollar kopmuş olabilir. Bazı USB belleklerde monolitik yapı kullanıldığı için kontrolcü ve NAND tek pakette bulunuyor; bu cihazların profesyonel kurtarması daha da karmaşık hale gelebiliyor.
İçindeki dosyalar kritik değilse ekonomik olarak yeni USB almak çok daha mantıklı olabilir. Ancak tek kopyası bulunan önemli belgeler veya fotoğraflar söz konusuysa cihazı daha fazla kurcalamadan veri kurtarma laboratuvarına göndermek başarı ihtimalini korur. USB belleğin kendisi ucuz olabilir ancak kurtarmada değerlendirilen şey cihazın fiyatı değil içerisindeki verinin değeri.
Kurtarma yazılımlarının büyük bölümü hedef konum seçmenizi istiyor. Burada kaynak USB belleğin kendisini seçmek yapılabilecek en kötü hatalardan biri. Kurtarılan ilk dosya belleğin henüz taranmamış bölümündeki başka bir silinmiş dosyanın üzerine yazabilir. Tarama ilerledikçe kullanılabilecek veri giderek azalır.
Bu nedenle hedef olarak bilgisayarın dahili SSD’si veya başka bir fiziksel depolama cihazı seçilmeli. Kurtarılan dosyaların toplam boyutu kaynak belleğe yakınsa hedef diskte yeterli boş alan bulunduğundan da emin olunmalı. Kurtarma tamamlandıktan sonra önemli dosyalar tek tek açılarak doğrulanmalı. Programın “kurtarıldı” demesi dosyanın içeriğinin mutlaka sağlam olduğu anlamına gelmiyor.
Dosya sistemindeki mantıksal bir hata nedeniyle sorun oluştuysa bellek yeniden biçimlendirilip test edilebilir. Ancak problem tekrar ediyorsa veya cihaz daha önce bağlantı koparmaya başladıysa önemli dosyalar için kullanılmaması daha doğru.
USB flash belleklerde SMART gibi gelişmiş sağlık verilerine erişim çoğu zaman SSD’lerdeki kadar kapsamlı değil. Bu nedenle cihazın NAND ömrünün veya kontrolcü durumunun ne kadar iyi olduğunu kullanıcı açısından kesin olarak görmek zor olabilir.
Tam format veya kapsamlı yazma-okuma testi belleğin gerçek kapasitesini ve kararlılığını sınamak için kullanılabilir ancak bunlar bütün veriler güvenli yere alındıktan sonra yapılmalı. Bir kez ciddi veri kaybı belirtisi göstermiş ve tekrar hata veren USB belleğin yedekleme amacıyla kullanılmaya devam edilmesi gereksiz risk.
Bozuk USB bellekte yapılması gereken işlem yaşanan arızaya göre değişse de öncelik sırası aynı kalıyor. İçerisindeki veriler önemliyse önce mevcut durumu mümkün olduğunca korumak gerekiyor. Format atmak, yeni bölüm oluşturmak veya CHKDSK ile dosya sistemini değiştirmek sürücüyü tekrar kullanılabilir hale getirmeye çalışır. Veri kurtarma ise tam tersine mevcut bilgiyi mümkün olduğunca değiştirmeden okumaya çalışır.
Bu nedenle iki işlem birbirinden ayrılmalı. Önce imaj veya kurtarma yapılarak dosyalar başka bir depolama cihazına alınmalı, ancak bundan sonra USB belleğin yeniden biçimlendirilmesi veya test edilmesi düşünülmeli. En kritik dosyanın yalnızca USB bellekte bulunması ise başka bir problemi gösteriyor: USB bellek taşınabilir depolama için kullanışlı olsa da tek başına yedek değildir.
1996 yılında Üsküdar’da doğan Mert Can Aka, sinema, bilim, teknoloji ve tarih alanlarına duyduğu ilgiyle şekillenen kariyerinde teknoloji editörlüğüne odaklandı. Öğrenmeyi ve bilgiyi aktarmayı merkeze alan Aka, farklı kurumlarda çeşitli görevler üstlendi. Bu süreçte MediaMarkt’ın MediaTrend Teknolojik Yaşam dergisini son sayısına kadar yöneterek dergicilik tarafında da deneyim kazandı. Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Programcılığı, Web Tasarım ve Kodlama ile birlikte Adalet ve İktisat alanlarında akademik geçmişe sahip olan Aka, bugün Technopat’ta Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapıyor. Otomotivden yapay zekaya, donanımdan ev teknolojilerine uzanan geniş bir yelpazede ürettiği on bini aşkın içerik yüz milyonlarca okura ulaştı.
Kaynak: Technopat

